20 Mayıs 2011 Cuma

Lola 38 Boutique Hotel






Ege'nin en sevimli sahil kasabası Foça’nın siluetinde önemli bir yere sahip olan eski taş binalar, şimdilerde restore edilerek yeniden yaşatılıyor. Yapımları 1800’lere dayanan ve daha çok ev olarak kullanılan konak tipindeki bu yapılardan bir tanesi ise diğerlerinden biraz daha özel… 1891’de inşa edilen ve yıllar içinde yalnızlığa terk edilen Rum konağının kaderini Urgun Ailesi değiştirdi. Meşakkatli ve bir o kadar da heyecanla yapmak istediklerini hayata geçiren aile, sonunda bir butik otel oluşturmaya karar verdi. İlk olarak dış görünümüyle dikkat çeken otel, içeri girildiğinde ise tüm güzel hislerin uyanmasına neden oluyor. Çünkü her köşesinde özenle bir araya getirilen detaylar, renk ve kumaş uyumları ve mobilya seçenekleriyle bütünlük oluşturulmuş. İşte bu noktada, doğru dekorasyon ve insanda yarattığı hissiyatın önemi ortaya çıkıyor. Tarihe olan tanıklığının yanında Lola 38 Boutique Hotel, büyük arka bahçesi, hemen önünde denize girilebilir plajı, deniz manzaralı odaları, restoran ve barlara yürüme mesafesindeki konumuyla misafirlerine konforlu bir tatil sunuyor.
20 yıl terk edilmiş bir ev olarak çürümeye bırakılan konak, 2006 yılında büyük bir heyecanla yeniden hayat kazanmaya başladı. Rum tersaneci aile Fratsezkoslar tarafından yaptırılan konağın sık sık Symrna -İzmir- Baş Piskoposu Hrisostomos tarafından ziyaret edilmesi konağın Papazın Evi olarak anılmasına neden olmuş. Konağın ilk Türk sahipleri ise mübadelede Foça’ya geldiklerinde altınları ve tapuları karşılığında konağı göstererek ‘işte bu evi, Foça’nın en güzel evini istiyorum’ demiş. Haksız da değil, önünde eşsiz deniz ve gün batımı manzarası, arkada huzur dolu bahçesiyle Foça’nın en güzel tarihi konaklarından biri...

Hiç yorum yok: