20 Ocak 2012 Cuma

Şarabın şık aksesuarları




Güneşli ama soğuk bir akşamüzeri Arnavutköy’ün dar sokaklarının birindeki Dilek Sezen’e ait mücevher stüdyosunu ziyaret ettik. Kapıdan girerken üzerimizdeki boğazın o meşhur ayazından eser kalmıyor. Birinci dereceden tarihi eser olan binanın geçmişinden bugüne kalan ahşap merdivenine doğru açılan kapının ardındaki mücevher, şarap ve masa üzeri aksesuarlar, şık ve zarif tasarımlarıyla içinizi ısıtıyor. Koleksiyonların yaratıcısı ise Dilek Sezen…

Yıllardır ABD’de mücevher ve aksesuar tasarımı yapan Sezen, Napa Vadisi’ndeki şarap evleriyle yaptığı çalışmalarla da dikkat çekiyor. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi’ni tamamlayan Dilek Sezen, ilk olarak 1992 yılında mücevher tasarımına başlıyor. Ardından önce New York sonra San Fransisco’ya giderek 2004 yılından bu yana da kendi adını verdiği markasıyla ürünler hazırlıyor. Neredeyse 14 yıldır sadece birkaç günlüğüne geldiği İstanbul’da az da olsa bu konudaki çalışmaları incelerken hem İstanbul’un hem de Türk şaraplarının gelişimini gözlemlediğini anlatan Sezen, işinin bir kısmını İstanbul’a da taşıyarak burada bir mücevher stüdyosu açmaya karar veriyor. Sezen ve kız kardeşi iç mimar Didem Sezen, çalışmaları bir yıl önce başlayan ve bugün özel bir mücevher stüdyosuna dönüşen mekanlarında hem bireysel hem de kurumsal hizmetler veriyor.
Coppola’ya koleksiyon
Luxury Marketing Council’a üye olan Dilek Sezen, aynı zamanda New York merkezli The Luxury Institute’ye de kabul edildi. Bu iş birlikleri sonucunda Napa Vadisi’deki şarap evleriyle tanıştığını anlatan Sezen, bu bölgedeki şarap evlerine yönelik koleksiyonlar hazırlıyor. Luxury Marketing Council’a üye olan ve Napa Vadisi’nde tek Türk marka olan Sezen’in çalıştığı firmalardan biri ise şaraba olan özel ilgisiyle tanınan ve Godfather serisinin efsane yönetmeni Francis Ford Coppola’nın şarap evi… Tasarımcı, Coppola’nın Rubicon serisi için aksesuarlar tasarlıyor. Ayrıca butik şampanya firması J Winery de çalıştığı markalardan biri. J Winery’nin bir özelliğini Dilek Sezen şöyle anlatıyor, “Şampanya yapımında üzümleri ezmek için kullanılan bir makineleri var. Bu makine, Fransa dışında dünyada sadece Güney Amerika’da J Winery’de bulunuyor.” Şarap evleriyle yıl içinde çeşitli projeler ürettiklerini anlatan Dilek Sezen, “Önemli olan söz konusu firmayla karşılıklı iletişim ve o birliktelikten neler çıkacağı. Mesela Rubicon’un hediyelik eşya mağazası Napa’daki en güzel dükkan. Orada benim parçalarım yer alıyor. Coppola’nın şarap eviyle bağbozumu yemekleri veya Amerika’nın birkaç açık artırmasından biri olan açık arttırmada çalışmalar yapıyoruz” diyor. Mücevherlerden sonra özellikle şarap aksesuarları tasarlamaya karar verirken şarabın da yaşayan bir şey olduğunu düşünerek işe başlayan Dilek Sezen, “Nasıl mücevherde doğal malzemeler kullanılıyorsa ve bu malzemeler her zaman bulunamıyorsa şarap da öyle. Ayrıca arkasında çok emek var” diyor.

Dilek Sezen’in şarap aksesuarları arasında şarap tıpası, metal ve bufalo boynuzundan tirbuşon, şarap kupaları, not defterler, gümüş şişe altlıkları, peynir tabağı ve peynir bıçakları bulunuyor. Yeşim taşından hazırlanan şarap tıpaları, en çok ilgi gören aksesuarlar arasında. Sezen, “Yeşim taşını çok kullanıyoruz. Amerika’da bu taş, renginden dolayı şaraba çok yakıştırılıyor. Burada ise daha çok kırmızı renkten yana bir seçim olduğunu gördüm” diye anlatıyor. Not defterleri ise yine çok özel. Bu defterlerin dışı Japon el yapımı serigrafi kağıdıyla kaplanmış ve ipek ciltli. İç sayfaları ise İtalya’da yapılıyor. Ayrıca kişiye özel şarap kadehleri de tasarlanabiliyor. Tasarım yaparken değişik taşları kullanmayı tercih eden Dilek Sezen, çok görülmeyen taşları seçmekten geri durmuyor. Safire çok meraklı olduğunu belirtirken turmalin, ametist ve lav taşı kullanmaktan zevk aldığı taşlar arasında.
Fotoğraflar: Ziynet ÖZEN

Hiç yorum yok: