26 Mayıs 2014 Pazartesi

O Anda'nın satırlarında kayboldum


Tesadüfen bir tanışmaydı. Yakın arkadaşımın evinde karşılaşmış ve o günlerde henüz bitirdiği ilk kitabından bahsediyordu Melike İnci. Biz sohbetimizi ederken "O Anda'nın"  kapağı da tamamlanmış ve ekranımıza düşmüştü. Merak uyandıran bir kapaktı. Bir yandan İnci’yi dinliyor bir yandan da kucağımda duran kitap çıktısının sayfalarını karıştırıyordum. Ve birkaç gün sonra bir akşam elime alarak O Anda’yı okumaya başladım.
Yitik Ülke etiketiyle piyasaya çıkan kitapta, iki neslin ve iki ailenin birbirine geçmiş yaşam hikayelerini öğrenirken üç kadın karakterin hayata karşı duruşlarına da tanık oluyorsunuz. Kitabın ilk sayfasından itibaren okuyucuyu satırlara bağlayan İnci, karakterlerini canlandırırken nesiller arası farklılıklara da dikkat çekiyor.

Herşey gizli bir kutuyla başlar. Yasemin, bir gün eşiyle beraber yaşadığı evde daha önce varlığını bilmediği bir kutu bulur. Kutu, eşi Murat’ın evde olmadığı en yakın eski arkadaşı Selim’in varlığında açılır. İçinden çıkan mektuplar Murat’ın annesi Zübeyde Hanım’a aittir. Zübeyde Hanım’ın üniversitede tanıdığı önce Sevgili Yabancı olarak sonra da İsmet’e hitaben yazdığı mektuplardır. Zübeyde ile İsmet arasında üniversite yıllarında başlayan arkadaşlık ve zaman içinde gelişen özel bir samimiyetle devam eder. Ancak Zübeyde Hanım, hukuk fakültesi öğrencisi iken öğretim görevlisi olan Yavuz Hoca ile evlenir. Kitapta 1950’li yıllarda başlayan hikaye daha sonra iki yakın ailenin çocuklarına da tekabül ederek günümüze bağlanır.

Melike İnci, küçük yaşta yazmaya başlamış ama bu ilişkiyi nefretle başlayan bir aşka da benzetebiliriz... “Yazmaktan nefret ederdim” diyor İnci ve bu isyanın aslında başta annesi olmak üzere yakın çevresinde çok iyi yazan insanların olmasından da kaynaklandığını anlatıyor. Derken depresif olduğu bir dönemde kurguladığı bir hikayenin ardından 2008’de Kırılma Noktası’nı yazmaya başlıyor. Bu romanı yazarken O Anda’nın da bir yerde temelleri atılıyor. Ama araya bir de Zamansız adını verdiği diğer romanı da giriyor ve Melike İnci dinlenme kararı alıyor. Bu dönemi de BÜMED’deki yaratıcı yazarlık atölyesinde öyküler yazarak değerlendiriyor. Bir yandan öyküler yazarken diğer yandan da O Anda için notlar alıyor. Böylece romandaki kahramanları oluşturmak dahil üç yılın sonunda kitap bitiyor.

Karakterleri oluşturuken zorlu bir süreç geçiren Melike İnci, “Sıfırdan karakter yaratınca bazı durumlarda tepkilerinin neler olacağını kestirmek öyle kolay olmuyor. Ben olsam baştan sona her karakterden farklı tepkiler verirdim, ama onlar ben olmadığım için işim bazen çok da zor olabiliyordu. Hikâye ilerledikçe artık tanıdığım insanlarmış gibi gelmeye başladığından yazma süreci hızlı geçti” diye anlatıyor. Yazarken zorlandığı karakterin de Murat'ın diğer kadınlardan farklı olduğunu yinelediği Yasemin olduğunu söylüyor.

Hiç yorum yok: