8 Eylül 2017 Cuma

Sara Battaglia, Ferragamo için tasarladı






Salvatore Ferragamo İtalyan çanta tasarımcısı Sara Battaglia ile yaptığı yeni iş birliği ile kapsül deri aksesuar koleksiyonu sezona damgasını vuruyor.

Ustalıkla harmanlanan farklı kombinler, geometrik desenlerin eşlik ettiği yuvarlak hatlı formların modern tasarımlarla birleştirildiği, Sara Battaglia 2017 Fall-Winter kapsül koleksiyonu, Ferragamo’nun klasikleşen çarpıcı çantalarındaki cazibeyi yeniden yorumlayarak modern kadının tutkuları ile buluşturuyor.

Koleksiyonda yer alan altı farklı stilden en belirgin olanları ise Ferragamo’nun klasikleşen “zigzag” motifleri ve markanın “Gancio” amblemi oluyor. Farragomo’nun, 2016-2017 Sonbahar-Kış Koleksiyonu’ndan beri tasarım repertuarından yer alan “zigzag” damgası Battaglia’nın renklere geometrik ikonlarla yaptığı dokunuşları, taze tavrı ve feminenliği ile koleksiyonda yeniden şekilleniyor.

Patchwork tekniğinden ilham alan “Zigzag” motifleri koleksiyonda farklı çanta modellerinde yer alırken, her çantayı zenginleştiren kürk aksesuarla koleksiyonun tamamlayıcısı oluyor. Sara Battaglia iş birliği ile hazırlanan koleksiyon Ferragamo’nun üstün el işçiliği ve efsaneleşen lüks dokunuşlarını Battaglia’nın yaratıcılığı ile birleştiriyor.

Ayşen Armağan'la stil code'unu konuştuk - Business&Style / Eylül

Bu ay köşemde, bir süre önce tanıştığım Ayşen Armağan'a yer verdim. Teşvikiye'deki Reasürans Pasajı'nda karşılıklı iki mağazası bulunan Armağan, birinde kendi tasarımlarına diğerinde ise İtalyan High, Fransız Jamin Puech ve Yunan Kooreloo'nun modellerine yer veriyor.

Kariyerini bir zaman sonra moda sektörüne yönlendiren Armağan, küçük yaştan itibaren modaya ve sanata olan düşkünlüğü ile kendine has bir stil geliştirmiş. Fransa'da ekonomi eğitimi aldığı yıllarda Fransız moda evlerini takip ettiğini anlatan Ayşen Armağan, abartıdan uzak, sade ve bir o kadar da güçlü parçaları bir araya getiriyor. Armağan, giyimde fonksiyonelliğe önem verirken "Düğünde giyineceğim kıyafeti gün içinde de basit aksesuvarlarla kombinlerim" diyor.


28 Ağustos 2017 Pazartesi

Unutulmayacak bir seyahat: Japonya Business Style / Ağustos

Evet unutulmayacak seyahatlerimin en başına yine Japonya oturdu dersem abartmamış olurum. Unutulmayacak çünkü bavullarımızı bu kez Japonya'da balayı için hazırladık. Düğün detaylarından çok bu seyahat için kafa yorduk dersem belki biraz abartmış olurum ama en az düğün törenimiz kadar hazırlandık ve heyecanla bekledik. 




Bu kez dünyanın en kalabalık şehri unvanını 1950'li yıllardan beri elinde tutan Tokyo'dayız. Şehri anlatmak içim sayfalar yetmez. Daha önceki Japonya seyahatimde aşina olduğum detaylara bu kez yenileri eklendi. Kalabalık metro istasyonları, Shibuya, Ginza, mağazalar, marketler, tadarım dükkanları, parklar ve yemekler. yediğim her öğünde ayrı bir lezzet yolculuğu yaşadım. Bu seyahatle ilgili bazı konuları başka postlarda paylaşacağım, takipte olun derim... Platin dergisinin ağustos sayısında ise şehirle ilgili notlarımı paylaştım;





4 Ağustos 2017 Cuma

Yeni sezondan haber var!


Ferragamo tarihinde yeni bir sayfa açarak, Pre-Fall 17/18 sezonu için yepyeni bir kadın ayakkabı koleksiyonunu moda severlerle buluşturuyor. Ünlü tasarımcı Paul Andrew tarafından tasarlanan koleksiyon markanın üstün el işçiliği ile teknolojiyi buluşturuyor .






Ferragamo için ilk kez koleksiyon tasarlayan Paul Andrew’un tasarımlarının temelini Salvatore Ferragamo’nun üstün el işçiliği, yenilikçilik ve mükemmel kalıp felsefesi oluşturuyor.  Kurulduğu 1927 yılından beri sürdürülen Ferragamo’nun temel değerlerinin, lüksü merkeze  alarak modern dünyaya uyarlanması ise koleksiyondaki belirleyici unsuru oluşturuyor.

Teknoloji ve üstün el işçiliğinin bir araya geldiği koleksiyonda İtalyan ustalarının el becerileri sanat ve tasarımla buluşuyor. Ferragamo’nun zamansız ikonları şekil değiştiriyor ve yeniden kurgulanıyor. Ferragamo’nun üstün kalite ve lüks anlayışı modernize edilirken, tasarımların başarısında görsel güzelliğe ek olarak deneyimsel öğeler de dikkate alınıyor.
Çalışmasını özetleyen Paul Andrew: “Koleksiyon için tasarladığım konseptim zeki, yeni jenerasyonun güçlü kadınları ile ilişkilendirilen temel olarak Ferragamo’nun derin yapısının altını çizen bir sadelikte”. Ceo Eraldo Poletto “Yeni tasarımcımız olan Paul, çekirdek kadın ayakkabı kategorimize odaklanıyor. Koleksiyonda odaklanılan yaratıcılık, şık görünüm ve yaratıcı stil kurucumuz Salvatore Ferragamo’nun başlangıç noktası olan ayakkabı üreticiliğine ve İtalyan ustalığına ithafta bulunuyor.

5 Temmuz 2017 Çarşamba

Rengarenk Lucialar

Dolce&Gabbana’nın geçtiğimiz sezon lanse ettiği Lucia Bag, 2017 Pre-Fall koleksiyonu ile yeni sezonu müjdeliyor. Sofistike ve elegan stili, rafine detaylarıyla dikkat çeken Lucia Bag, deri çevrili metal tokası ile dikkat çekiyor. Renkli çiçek baskılar, üç boyutlu çiçekler, renkli taşlar, sloganlar zenginleşen farklı boy ve ebatlardaki çantaların; deri, krokodil ve piton gibi özel versiyonları da bulunuyor.









3 Temmuz 2017 Pazartesi

Chiara Ferragni imzası Tod's'da




Moda blogger'u ve stil ikonu Chiara Ferragni, İtalyan TOD’S’un iki ikonik modelini yeniden tasarladı. Chiara Ferragni’nin bu yazın rengi olarak seçtiği pudra pembesi tonlarında hazırlanan TOD’S Gommino Shoes ve TOD’S Diodon Bag’den oluşan özel kapsül koleksiyon #CHIARALOVESTODS adını taşıyor. Koleksiyonun çekimleri Milano’daki Villa Necchi Campiglio’da yapıldı.




5 Haziran 2017 Pazartesi

Business Style / Mayıs

Platin dergisinin mayıs sayfamda İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Neşe Gök'ün stil kodlarını öğrendik. Cildine yakışan renkleri ve vücut hatlarına uygun modelleri öğrenmek üzere profesyonellerden görüş alan Gök, soluk renklerden uzak duruyor. mesai saatleri dışında yani hafta sonları ise bambaşka bir stile büründüğünü vurguluyor.


Trend başlığı altında bu sezon en sevdiğim tropikal desenlerin hareketlendirdiği sokaklara gözümü çevirdim. Orijinal ismi Monstera deliciosa olan deve tabanı bitkisi ise en sevdiğim bitki oldu. Annem bu bitki için 'ah çok tapon-modası geçmiş' dese de -çünkü 70'li ve 80'li yıllarda her evde varmış- bana bu yapraklar mavi denizlei, uçsuz bucaksız altın kumları hatırlatıyor...


İlgimi çeken bir diğer gelişme ise The Body Shop'un kurucusu Dame Anite Roddick'in 1987'de kurduğu Yerel Ticaret Programı, 'Bağış Değil İş - Trade Not Aid' adı altında gelişmekte olan toplumlara iş fırsatları sunuyor. Buradaki ana amaç ise az gelişmiş ülkelerin toplumlarına geleneksel mahsulleri ve tarım tekniklerini korumak ve sürdürülebilir tarımı artırmak. İşte sayfamın diğer konuları...


9 Mayıs 2017 Salı

Biri Türk, biri İtalyan



Nazlı Gürer Aldıkaçtı, tekstil alanındaki bilgi birikimini çizim yeteneğiyle birleştirerek 15 yıl önce adının baş harflerinden oluşan NGSTYLE’ı kurdu. Şehirli kadına hitap eden marka, bu sezon ilk kez hazırladığı plaj koleksiyonu ile İtalyan O bag markası ile bir iş birliğine imza attı. O bag’in Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan temsilcisi Nabat Garakhanova ile Nazlı Gürer Aldıkaçtı, tesadüfen tanıştıktan hemen sonra böyle bir güç birliği başlattıklarını anlatıyor. O bag’in bu tarz iş birliklerine seçici yaklaştığın belirten Nabat Garakhanova, “NGSTYLE’ı incelediklerinde Avrupa çizgilerinde buldular ve her iki markanın hedef kitlelerinin aynı olduğunu gördüler” diyor.
BUTİKLERİ O BAG&NG’Yİ DE AÇTILAR
NG Beach Wear hakkında detay veren Nazlı Gürer Aldıkaçtı, “28 parçadan oluşan koleksiyon doğal, zamanla yarışan yüzde 100 koton ve şifonlarla, özel desen ve renklerimizi bir araya getirdik. Fuşya, siyah ve beyaz renklerin ağırlıklı olduğu koleksiyon, çiçek ve palmiye desenlerle canlanıyor. Şifon kumaşların metal aksesuar ve püsküllerle, pamuk vual kumaşların dantel ve saçaklarla birleştiği tasarımlar yer alıyor” diye anlatıyor. İkili, ilk butikleri O bag&NG’yi ise Bodrum-Paramout Otel’de açtı.
YÖNELİM; TASARIM ODAKLI ÖZEL OLANA
Garakhanova, “Biliyorsunuz O bag gövdelerden oluşuyor; sapları, içi ve süsü kişiye özel olarak hazırlanıyor. Yani dizaynınızı başkasında göremezsiniz. Ayrıca ürünler ve koleksiyonlar sınırlı sayıda geliyor. Bu anlamda çok kriz yaşıyoruz. Türkiye birkaç yıl önce bir doyum noktasına geldi. Eskiden Chanel ve Hermes almak için sıraya girilirken şimdilerde bunlara ulaşmak kolaylaştı. Günümüzde ise insanlar, tasarım odaklı özel olana yöneliyor. O bag’ler yüzde 100 İtalya’da üretiliyor. Bu da müşteri memnuniyetini yükseltiyor” diyor.

2 Mayıs 2017 Salı

Klima, Soğutma Uzmanından Alınır

Sıcak havalarda klima ile serinlemek gibisi yok, değil mi? Geçtiğimiz sene vantilatör ile bu işin olmadığını gördüm, bu sene hazırlıklıyım: 2017 yazına bir klima ile gireceğim. Alacağım modele karar vermek için sayısız inceleme okudum, sonu gelmeyen karşılaştırmalar yaptım. Siz de aynı zahmeti çekmeyin diye, araştırmamın sonucunu paylaşıyorum. Dikkat ettiyseniz “marka” değil, “model” dedim zira markaya zaten karar verdim: Uğur Soğutma. Klimanın soğutma uzmanından alınması gerektiğini düşünüyorum, soğutma uzmanı deyince akla ilk gelen isimde, Uğur Soğutma oluyor.


Klima satın alırken ilk dikkat etmeniz gereken şey, enerji tasarrufu. Hemen her klima, A++ enerji sınıfına ait olduğunu iddia ediyor. Aynı şekilde, çoğu klimada “inverter” özelliğini görmeniz mümkün oluyor. Ancak her nedense, bu iki özellik genellikle bir arada yer almıyor! Gerçekten de, hem A++ enerji sınıfına ait ve hem de inverter teknolojisini kullanan klima modelleri bir hayli ender. Uğur Soğutma’nın UIS 18 klima modeli, bu nedenle takdiri hak ediyor. Her iki teknolojiyi de birlikte kullanan UIS 18, maksimum seviyede enerji tasarrufu gerçekleştiriyor ve elektrik faturasından endişe etmeden istediğiniz kadar kullanma imkânı sunuyor.



UIS 18’in tek avantajı bu değil elbette. Bekleme modundayken sadece 1W elektrik tüketiyor. Bu da %80’e varan bir enerji tasarrufu yapmasını sağlıyor. Klimanın akıllı soğuk hava üflememe özelliği var, yani açar açmaz soğuk hava üflemeye başlamıyor. Ortam sıcaklığını, yavaş ve doğal bir şekilde istenilen dereceye getiriyor. Ancak bunun çok uzun sürdüğünü de düşünmeyin:  Turbo modu sayesinde, çok kısa bir süre içinde serinlemeniz mümkün oluyor. Otomatik sorun tespit ve koruma sistemleri sayesinde de klimayı güvenle kullanabiliyor, yetkili servisle mümkün olduğunca az muhatap oluyorsunuz!
Ben 19.000 BTU olan modelini sipariş etmeye karar verdim, ancak daha düşük BTU’lu modelleri de bulunuyor. En doğrusu bir keşif yaptırmanız ve size en uygun modeli tespit ettirmeniz olacaktır. Daha sonra, https://satis.ugur.com.tr/ adresinden 12 taksitle bu mükemmel klimayı satın alabilirsiniz.




Bir boomads advertorial içeriğidir.

26 Nisan 2017 Çarşamba

Anneler günü yaklaşırken




Bu yıl annenizi, Michael Kors’un Anneler Günü için seçtiği lüks hediyelerle şımartmaya ne dersiniz? En son moda çantalar, taze kokular ve birbirinden farklı aksesuarlardan oluşan hediye çeşitleri annenizi şık ve eşsiz hissettirecek. 

Şehir hayatına uygun zımba işlemeli ve deri Sylvie, içindeki cep bölümleriyle size aradığınız rahatlığı sunuyor. Günlük kullanıma uygun bu modeli, ister omuz askısıyla isterseniz el çantası olarak da kullanabilirsiniz.

Mercer Large Metallic Leather Dome Satchel
Mercer Dome, parlak derisi ile ışıltılı aksesuarlar arasında yerini alıyor! Dikkatleri çeken bu model, altın rengi zinciri ve markanın imzası olan kilit ile lüksü yeniden tanımlıyor.

Mercer Medium Crystal-Embellished Leather Crossbody
Lüks deriden üretilen ve parlak kristallerle süslenmiş Mercer, modern tasarımı ile zamansız bir stil sunuyor. Telefon ve anahtar gibi önemli eşyalarınızı çantanın fermuarlı orta bölümüne koyabilir ve bu şık çantayı askılı veya askısız olarak kullanabilirsiniz.

Adele Leather Smartphone Wristlet
Zengin ve pürüzsüz deri dokuması ile zamansız bir parça olan 2 fermuarlı cüzdan, kredi kartlarınızdan cep telefonunuza kadar taşıyabileceğiniz ve yanınızdan ayıramayacağınız eşyalarınızdan biri olacak.

Mott Large Leather Clutch
Mott ile tanışın! Yumuşak deriye sahip bu gece çantasına rahatlıkla cep telefonunuzu, rujunuzu veya diğer eşyalarınızı sığdırabilirsiniz. Modern ve kullanımı rahat olan bu gece çantası, elbiselerinizin en güzel tamamlayıcısı olacak.

Keaton Embellished Suede Slip-On Sneaker
Yumuşak süet ve parlak kristallerle süslenmiş Keaton spor ayakkabılar, stilinizin favori tamamlayıcısı olacak. Jean ve elbiselerle göz alıcı kombinler yapabilirsiniz.

Wonderlust Eau de Parfum Rollerball, 0.3 oz.
Wonderlust; güzelliği, doğallığı ve duygusallığı hissettiriyor! Çiçek ve baharat notlarının lüks karışımı ile şıklığı amaçlarken, dikkatleri de üzerine çekiyor.

7 Nisan 2017 Cuma

İtalya’ya Dönüş 1927




Salvatore Ferragamo’nun Amerika’dan İtalya’ya dönüşünün üzerinden tam 90 yıl geçti. Salvatore Ferragamo Müzesi, bu dönüşü onurlandırmak adına “İtalya’ya Dönüş 1927” isimli bir sergi açıyor. Carlo Sisi’nin küratörlüğünü üstlendiği sergi 18 Mayıs günü sanatseverlerle buluşacak ve 2 Mayıs 2018’e kadar ziyaret edilebilecek.
20’nci yüzyılın görsel kültürünün çeşitli elementleri üzerinde keşfe çıkan sergi farklı bakış açılarına işlere ve temalara yoğunlaşıyor. Sergide, Birinci Dünya Savaşı sonrası otoritenin ve faşist rejimin yükselişine de sosyal ve kültürel açıdan yaklaşan sanat çalışmalarına ve Ferragamo’nun bu süreçteki yaratıcı çalışmalarına da rastlamak mümkün. 
Bu öncül sergide Maccrini, Martini, Thayaht, Gia Ponto, Rosai, Balla, Depero gibi sanatçıların pek çok çalışması sergilenecek, buna ek olarak o döneme ait kıyafet ve kumaş, özenle hazırlanmış olan el yapımı eşyalar, fotoğraf ve tanıtımlar da sanatseverlerle buluşacak. Ve tabii ki Salvatore Ferragamo’nun çekiciliğini çağdaş sanat dünyasına bir kez daha kanıtlayacak, tasarımcının 1920 yapımı ayakkabıları…
-->

3 Nisan 2017 Pazartesi

Vintage yelkenliler yarışıyor






Fotoğrafları görünce, İtalya'nın güney kıyılarını hayal ettim; Hasır şapkam, Akdeniz motifli keten elbisemle rüzgarın doldurduğu bir yelkenlinin dümeni başındayım...

Eh benim gibi deniz tutkusu yüksek biri için bu çok da uç bir hayal olmasa gerek... Birkaç hafta önce Bodrum'da yelken yarışlarını izleyip Türkiye'nin önemli yelken takımlarından biri ile de tanışma fırsatım oldu. İstanbul'a döndükten birkaç gün sonra mail box'ıma düşen bu fotoğraflar ise beni benden aldı diyebilirim :)

Bu yıl 17'inci kez düzenlenecek Panerai Classic Yachts Challenge, klasik ve vintage yelkenki yatların önemli bir parkuru... Yarışlar, 19-25 Nisan'da Antigua'da başlıyor. 




Geleneksel olarak, Fransa (Antibes, Cannes), İtalya (Argentario) ve İspanya’daki (Minorca adasındaki Mahon) Panerai Classic Yachts Challenge turları Akdeniz Parkuru’nu oluşturuyor. 

Parkurun her bir etkinliğine katılan yatlar, puanlar toplayarak genel kupayı kazanmaya doğru ilerliyor. Geçtiğimiz yıllarda bu kupa, yelkencilik tarihinin en ünlü isimleri, William Fife III’ün (1928 yılında üretilen Cambria, 1911 yılında üretilen Mariquita, 1914 yılında üretilen Moonbeam IV) ve Nathanael Greene Herreshoff’un (1916 yılında üretilen Chinook ve 1925 yılında üretilen Leonore) ünlü yatları ve İtalyan Donanma gemileri (1974 yılında üretilen Chaplin ve 1965 yılında üretilen Stella Polare), eski Olimpiyat yıldızları (1899 yılında üretilen, 1900 yılında Paris Olimpiyatlarında altın madalya kazanan Bona Fide) ve sahipleri tarih yazan yatlar (1937 yılında üretilen, bir zamanlar Başkan John Fitzgerald Kennedy’ye ait olan Manitou) tarafından kazanıldı. 

Akdeniz regattalarına katılanlar arasında, 1936 yılında William Fife III tarafından tasarlanan ve 2009 yılında Officine Panerai tarafından alınıp restore edilen ve yeniden denize açılan Bermudalı yelkenli Eilean da yer alacak.

Marblehead, Newport ve Nantucket regattaları katılan gemilerin her ağustos ve eylül ayında New England sularında düzenlenen, Kuzey Amerika Parkuru’nun kazananına verilen ikinci Panerai Classic Yachts Challenge Kupası için yarışmasına olanak sağlıyor. Son iki yıldır Kuzey Amerika Kupası, 1936 yılında efsanevi Sparkman & Stephens’tan Olin Stephens tarafından tasarlanan NY-32 sınıfı üyesi Siren tarafından kazanılıyor.

Genel Akdeniz ve Kuzey Amerika Kupaları’nın yanı sıra, coğrafi sebeplerden ötürü hiçbir parkura dahil edilmeyen Antigua Classic Yacht Regatta ve Panerai British Classic Week de dahil olmak üzere tek tek etkinliklerin kazananları ödül olarak bir Panerai saati kazanacak. 1936 yılında İtalyan Kraliyet Donanması’nın dalış ekibi için ilk saatini tasarlayıp üretmesinden bu yana, Panerai göz alıcı İtalyan tasarımıyla öncü İsviçre saatçilik teknolojisini birleştirerek deniz severler için ideal saatler üretiyor.


PANERAI CLASSIC YACHTS CHALLENGE 2017

ANTIGUA CLASSIC YACHT REGATTA

19-25 Nisan 2017

LES VOILES D’ANTIBES

31 Mayıs-4 Haziran 2017

ARGENTARIO SAILING WEEK

15-18 Haziran 2017

PANERAI BRITISH CLASSIC WEEK

8-15 Temmuz 2017

MARBLEHEAD CORINTHIAN CLASSIC YACHT REGATTA

11 – 13 Ağustos 2017

NANTUCKET REGATTA

18-19 Ağustos 2017

NANTUCKET OPERA HOUSE KUPASI

20 Ağustos 2017

BRISTOL, HERRESHOFF CLASSIC YACHT REGATTA

25 Ağustos 2017

NEWPORT CLASSIC YACHT REGATTA PRESENTED BY IYRS

26-27 Ağustos

MAHON, XIV COPA DEL REY DE BARCOS DE EPOCA

29 Ağustos-02 Eylül 2017

CANNES, RÉGATES ROYALES

26-30 Eylül 2017




-->

1 Nisan 2017 Cumartesi





Ulusal ve Uluslararası yarışlarda başarılarıyla adından söz ettiren Arkas Spor Kulübü’nün yelken takımı Arkas Sailing Team; şu sıralar Türkiye’nin en uzun yelken kış trofesi olan Bodrum Açıkdeniz Yelken Kulübü (BAYK Cup) Kış Trofesi’nde de bu çizgisini devam ettiriyor. 


Takımla tanışmak ve izlemek üzere 18-19 Mart'ta Bodrum'a gittim. Güneşli ve pırıl pırıl bir hava vardı. Cumartesi sabah başlayan yarışlar gün boyu devam etti. pazar günü de yarışların devam gerçekleşti. Ama en çok da Arkas Yelken Takımı'yla tanışmak çok keyifli oldu. 

Bu yıl 15’incisi düzenlenen, 50 tekne ve 500 sporcunun katılımıyla gerçekleşen trofe toplam yedi ayaktan oluşuyor. Arkas Sailing Team, şu ana kadar yapılan dört ayağın üçünü IRC 0 sınıfının galibi olarak tamamladı. Ekibin hedefi, mayıs ayında yapılacak finalde son üç yıldır olduğu gibi bu yıl da şampiyonluk kupasını kaldırmak.


AKIMIN TAMAMI PROFESYONEL SPORCU
Arkas Holding, denizcilik sektöründeki ulusal ve uluslararası faaliyetlerine yelken sporunda da sürdürmeye karar vererek 2005 yılında Arkas Yelken Şubesi’ni kurduktan sonra 2011 yılında Arkas Sailing Team’i kuruyor. 
Arkas Sailin Team’in en önemli özelliği ise takımın tamamının profesyonel sporculardan oluşuyor olması. 
Takım, o günden bu yana katıldığı yerli ve yabancı pek çok yarıştan birincilik dereceleri ile dönüyor. 
Kulüp yönetimi ise Arkas Holding bünyesinde çalışan üst düzey yöneticilerden oluşuyor. Tüm sporcular lisanslı yani kulüpten maaşlarını alan profesyoneller. Tekne ve ekipman yatırımları sürekli devam ediyor. Yurt içindeki hemen hemen tüm yarışlara katılıyorlar.  Yelken ve spor yatırımlarına devam etmeyi düşünen Arkas’ın yelkende hedefi, yurt dışında varlık göstermeye devam etmek ve Türkiye’yi başarıyla temsil etmek. Malta Rolex Cup bu açıdan takım için bir milat olmuş. 
Arkas Sailing Team, 2015’te katıldığı ilk uluslararası yarış olan Malta Rolex Cup’ta kazandığı birincilik kupasıyla gurur kaynağı oluyor. Arkas Sailing Team, 22 ülkeden 115 teknenin ve binin üzerinde sporcunun katıldığı Rolex Middle Sea Race’de, IRC1 ve IRC3 sınıfında birinci ve genel toplamda da beşinci sıraya yerleşerek önemli bir başarıya imza atarak dönüyor. Takım 10-18 Haziran 2016 tarihleri arasında zorluk derecesi yüksek ve son 50 yılın en ünlü yarışlarından birisi olan St. Tropez Giraglia Rolex Cup’ta da ülkemizi başarıyla temsil etti. Takım, uluslararası prestijli yarışta, IRC A sınıfında aldığı beşincilik derecesi ile yine önemli bir başarıya elde etti. 

“ÇOCUKLARA YELKEN SPORUNU SEVDİRMEYİ AMAÇLIYORUZ"
Arkas Sailing Team Kaptanı Tolga Yağlı, yedi yaşında optimist teknesi ile Karşıyaka Yelken Kulübü’nde yelkene başlıyor. 
Ardından 470 sınıfında yarışmaya devam eden Yağlı, “Türkiye, yelken sporu için olağanüstü uygun bir coğrafyaya sahip. En önemli hedefimiz, yelken sporunun Türkiye’de gelişmesi, bu alanda başarılı örneklerin çoğalması ve dünyada ülkemizi temsil etmesine katkıda bulunmak. 
Tüm altyapı ve stratejimizi bu hedef kapsamında oluşturuyoruz. 
Çocuklara yelken sporunu sevdirirken, ailelere de yelkenciliğin profesyonel bir iş olduğunu kanıtlamak ve genç yeteneklere alan yaratmak istiyoruz. 
Yelkenin ulaşılabilir, hobinin ötesinde profesyonel bir iş olarak ülkemizde yaygınlaşması için çalışıyoruz” diye anlatıyor.


MESLEKLERİ YELKEN SPORU
Ekibin tamamı Arkas Spor Kulübü’nün lisanslı sporcuları. Hepsi milli yelkenci olan ve yelkenciliği profesyonel bir meslek olarak kabul eden sporcular, kara ve deniz antrenmanları, beslenme düzenlemeleri, yabancı antrenörlerden eğitimler gibi birçok alanda tam bir profesyonel disiplin ile hareket ediyor. 
Şimdiye kadar yurt içindeki yarışlara katılmış ve birçok kez derece almış Arkas Sailing Team geçen yıla kadar Farr 40 teknesi ile yarışıyordu. Takım, 2014 yılında kazanılan birinciliğin ardından, bu yıl, tamamen bir yarış teknesi’ olan ve çok yüksek sürat yapabilen Flying Box isimli, Kerr 40 teknesi ile yelken açıyor.

Arkas Sailing Team Marka Yönetimi Danışmanı Hande Yılmaz ile de tanıştım. Takımı ve takımla ilgili detayları anlatmak üzere  pazar sabah ilk uçakla Bodrum'a geldi. 
Arkas Spor Kulübü’nün desteklediği spor faaliyetleri alanlarında sponsor olmaktan öte, işin tamamını sahiplenerek uzun süre varlık göstermeyi hedeflediklerini ve yatırımların bu yönde yapıldığını anlatan Arkas Sailing Team Marka Yönetimi Danışmanı Hande Yılmaz şöyle konuşuyor; “Bu anlayışla kurulan Arkas Sailing Team de yaratım ve yönetim yaklaşımında stratejik olarak, A’dan Z’ye sahiplenildi ve maksimum başarı hedeflenerek bir marka olarak konumlandırıldı. 
Her markada olduğu gibi, bu markanın da yaratım ve geliştirilme süreçlerine yapılan yatırımların sürekliliği ve niteliği çok önemli. Son üç yıldır yapılan istikrarlı iletişim, vizyon ve hedeflere uygun mesajların devamlılığı ile Arkas Sailing Team bugün kalıcı, temeli sağlam bir marka olmayı başardı ve yükselen bir değer olarak yoluna devam ediyor. 
Türkiye’de yelkenciliğin hobinin ötesinde, profesyonel bir meslek olarak kabul görmesini kendisine hedef koyan Arkas Sailing Team, bu alandaki yatırımları ile sadece kurum prestij ve itibar yönetimine destek olmakla kalmayıp, aynı zamanda markanın ödevlerinden biri olan sosyal sorumluluk anlamında da üzerine düşeni yapıyor.”



-->